Ufak Tefek Cinayetler (1. Bölüm Yorum) – Kim Öldü? #izledim

By Ezgi Üstadımız - Ekim 25, 2017

Dün akşam Star TV’de uzun süredir beklediğim Ufak Tefek Cinayetler dizisi başladı ve elbette ben hiç başından kalkmadan büyük bir dikkatle izledim. Herkes biliyor ki artık hüngür hüngür ağlamalı, dramalı ve aynı aşk oyunlarının işlendiği dizilerden çok sıkıldık. Belki herkes adına konuşmamalıyım ama çoğu insanın bundan muzdarip olduğunu düşünüyorum. Bu noktada Ufak Tefek Cinayetler daha tanıtımını ilk izlediğim anda beni kendine çekti.
Şaşalı, ana karakterlerin mükemmel, güçlü ve çok mutlu göründüğü bu dizide elbette işlerin o kadar da tıkırında gitmediği ilk andan itibaren anlaşıldı. Dizide beni kendine çeken ilk şey şüphesiz sorularla dolu olması. Sonunu tahmin edemediğiniz kitaplar, anladığını sandığınız ama tek bir hareketle yanlış tahminde bulunduğunuzu gösteren insanlar ve hiç yaşanmaz dediğiniz olayların başınıza gelivermesi gibi birçok durum hayatın doğal akışında karşınıza çıkabiliyor. İşte bu dizinin de eğer aynı özveriyle işlenirse her izleyiciye dejavu yaşatacağını düşünüyorum.
Ufak Tefek Cinayetler dizinin 1. Bölümü yorumuna geçecek olursak;
Açılış sahnesindeki şaşırtıcı ölüm daha ilk dakikadan sizi ‘ne oluyor ya’ demeye meylettiriyor. Daha sonra anlıyoruz ki Oya, Merve, Pelin ve Arzu aslında lisede çok iyi arkadaşlarken 1996 yılında yaşanan bir olay sonrasında geri dönülmez bir yola giriyorlar. Bu yolda artık Oya yok ve dizinin son anlarına kadar bunun neden olduğunu anlayamıyoruz.
Oya’nın lise müdürünün cenazesine gitme isteği ile yeniden karşılaşan kızlar sanki eski günlere dönüyorlar, ama elbette hepsi bir aldatmaca. Oya neden Sarmaşık’a geri döndüğünü bilmediğini söylese ve aslında içten içe bir hesaplaşma istediğini dile getirmese de içten içe bunu istediğini belli ediyor. Merve tam bir kontrol kraliçesi ve Sarmaşık onun bölgesi. Pelin lise yıllarında Merve ile beraber Arzu’yu da yanlarına alarak yaptıkları şey sonrasında en istediği şeye ulaşsa da Oya’nın gelişiyle beraber onca yıl emek vererek inşa ettiği kağıttan kalesi pek de güvenli gelmiyor nedense. Arzu, ah Arzu bu kadar saf mısın gerçekten? En yakın arkadaşı olan Merve ve kocasının kendisini toplu bir aldatma töreni ile toprağa verdiğinden son dakikaya kadar haberdar olmasa da küçük bir tesadüfle kıvılcımlanan şüphesi yine benzer bir tesadüfle meyvesini veriyor.

Dizinin senaryosu, karakterleri ve olay örgüsü ince ince işlenmiş o belli. Kadınların hemcinsleri haricinde anlayamayacağı büyük savaşları oldukça iyi anlatılmış. Ama bu savaş da elbette diğerleri gibi oldukça kanlı. Ortada bir ceset ve cinayet var. Peki, kim öldü? Bana sorarsanız işaretleri takip edecek olursak ölen kişinin Merve olduğunu söylemek çok da zor değil. Ama ben her zaman daha karmaşık düşünmeye çalışırım ki umarım senaristlerimiz de aynı şeyi düşünmüşlerdir. Eğer ölen Merve ise bunu yapabilecek iki kişi var gibi duruyor. Oya ve Arzu. Arzu kocasının kendisini aldatmasını sindiremezken bir de bunu yakın arkadaşı ile yaptığını öğreniyor. Oya’nın ise daha lise yıllarından yarım kalmış bir hesaplaşması var. Ama bana soracak olursanız ölen kişi Merve değil. Hatta 4’ünden biri bile olmayabilir. Eğer benim düşündüğüm gibiyse bu cinayetin onları bir başka geri dönülemez yola sokacağı da malum.
Açıkçası Ufak Tefek Cinayetler 2. Bölüm fragmanını büyük bir heyecanla bekliyorum ki ilk bölümün ardından şak diye yayınlanacağını düşünsem de bu sefer haksız çıktığımı kabullenmem lazım.

Siz diziyi izlediniz mi ve nasıl buldunuz? Yorumlarınızı bekler güzel bir gün dilerim...

  • Share:

Beğenebileceğin Diğer Yayınlar

0 yorum