Yeni Soyadının Hikayesi - Elena Ferrante (Napoli Romanları)
By Ezgi Üstadımız - Mayıs 06, 2016
Elena Ferrante'nin Napoli Romanları ile tanışmamın üzerinden aylar geçti ve ben şimdi dördüncü kitabı okuyorum. Kasım ayında ilk kitapla alakalı (Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım) düşüncelerimi paylaşmıştım. Kitabı seveceğime o kadar emindim ki ikinci kitabı da ilkiyle beraber sipariş etmiştim. Ama nişan telaşıydı, ev koşturmacasıydı, nikah işlemleriydi derken diğer kitaplar hakkında düşüncelerimi paylaşamadım. Hatta uzunca bir süre blogumdan ayrı kaldım. Aldığım yeni bir kararla yazın hayatıma kaldığım yerden devam etmeye karar verdim.
Lila ve Lenu büyüdü ve farklı hayatlara doğru yol aldı. Lenu kendini eğitimine adayıp Napoli'nin dışına çıkmak için planlar yaparken. Lenu'nun aksine Lila mahallede kaldı. Hem de evli ve türlü sorunlarla beraber. Yeni Soyadının Hikayesi aslında Lila'nın Lenu'ya çocukluğundan beri yazdığı defterleri vermesiyle başlıyor. Lenu'ya okumayacağına dair yemin ettiriyor. Ama Lenu elbette okuyor ve Lila'nın çocukluğundan beri tüm düşünceleriyle karşı karşıya kalıyor.
Lila'nın evlenmesi Lenu'ya kendini kötü hissettiriyor ve o da her zamanki gibi tüm zamanını dersleriyle uğraşmaya ayırıyor. Lila her ne kadar evlenmeden önce kocası Stefano'yu sevdiğini düşünüp onunla yeni bir hayat kurmak için adım atsa da evlendikten sonra olaylar daha farklı bir şekilde gelişmeye başlıyor. Lila evlendiği için pişman oluyor ve tüm inatçılığı ile kocasına direniyor. Hatta öyle ki kocasından hamile kalmamak için her yolu deniyor. Ancak Lila hamile kalıyor. Ancak tüm benliği ile çocuğunu o kadar istemediğini belli ediyor ki, bebeği daha doğmadan ölüyor. doktorlar Lila'nın iyi bir tatile ihtiyacı olduğunu söyleyince Lila gideceği yere sadece Lenu da gelirse gideceğini söylüyor ve son noktayı koyuyor.
O zamana kadar tamamen kendini okuluna vermiş olan Lenu, bunu bir şartla kabul edeceğini söylüyor. Lenu eğer Ischia giderlerse geleceğini aksi halde hiçbir yere gitmeyeceğini söyleyince mecburen Ischia'ya gitmeye karar veriyorlar. Lenu'nun Ischia'ya gitmek istemesinin sebebi ise elbette senelerdir deliler gibi sevdiği Nino'nun da orada olduğunun bilmesi.
Yeni Soyadının Hikayesi'ni hiç durmadan böyle son sayfasına kadar anlatabilirim ama burada durmam gerektiğini hissediyorum. Ischia'da Nino var ama Lenu'nun hesaba katmadığı bir şey daha var. O da kocasından nefret eden Lila... Lila her zamanki vurdum duymazlığı, zerafeti, açık sözlülüğü, güzelliği, kafa tutan erkeksi tarafı ve zekasıyla Lenu'nun aşık olduğu adamı kendine aşık ediyor. Ama ben açıkçası Lila'ya kızsam da en Lenu'ya kızdım. Çünkü sevdiği adamın ellerinden kayıp gitmesini izleyen ve tek bir söz edemeyen Lenu onu altın tepside sunmuş oldu.
Kıssadan hisse Ischia'dan dönen kızlarımızdan biri aşk kelebeği gibi etrafta uçuşurken, diğerinin Ischia anılarıyla bezenmiş bir kitabı oluyor. Lila ileriye gidip mahalleye döndüğünde bile gizlice Nino ile görüşürken, Lenu mahalleden çok uzakta yeni bir okulda yeni bir hayata başlıyor. Lenu Lila mahalleyi terk edip Nino ile bir ev tuttuğunda da, Nino'dan hamile olduğunu söylediğinde de, ona hayallerini anlattığında da hem Nino'yu hem de Lila'yı hala çok seviyor...
Yeni Soyadının Hikayesi Ischia anılarıyla dolu anlayacağınız. Hem Lenu'ya hem de Lila'ya kızacaksınız. Tek bir mekanda geçen sayfalarca kitabı bu kadar ustalıkla yazdığı için Ferrante'ye bir kez daha teşekkür ediyorum.
Terk Edenler ve Kalanlar kitabıyla alakalı düşüncelerimi çok yakında yeni bir yazıyla paylaşacağım. Takipte kalın ve yorumlarınızı esirgemeyin!


0 yorum