Hayvanları Neden Sevemiyoruz? Hayvan Hakları Kanunu Değişsin! #sessizkalma
By Ezgi Üstadımız - Kasım 13, 2017
Son zamanlarda hayvanlara karşı yapılan kötü girişimleri gözlerim dolarak izliyor, okuyor ve paylaşıyorum. Birkaç hafta öncesinde başlayan ve hala ara ara devam ettiği haberlerini aldığımız Eyüp belediyesi hayvan toplama haberlerinin yanına bir de geçtiğimiz hafta Django ve Pamuk'un zehirli tavuk eti parçaları verilerek öldürülmesi artık bardağı taşıran son damla oldu diyebilirim.
Sokakta yaşayan hayvanların evi sokaklardır ve her insanın o hayvanlara saygı duyması şarttır. Ancak görüyorum ki ülkemizde hayvanlara saygıdan söz etmek bile şaka gibi geliyor. Sivil vatandaşların yaptıklarının yanı sıra belediyeler tarafından gerçekleştirilen bu hain girişimler ne yazık ki kime güvenmemiz gerektiğini sorgulatıyor.
Eyüp Belediyesi tarafından Göktürk ve çevresindeki köpeklerin zorla toplatılması haberi herkesin kulağına çalınmış olsa da yine de her iki olaya da kısaca değinmek istiyorum ki akıllarda soru işareti kalmasın. Belediye görevlilerinin yanında herhangi bir veteriner hekim bulunmadan ağır uyuşturucu ilaçlarla sokaktaki köpeklerin bayıltılarak muayenelerinin yapılacağı ve sonrasında sokağa salınacağı gerekçesiyle gerçekleştirdikleri katliam sosyal medyada büyük ses getirdi ve görüldü ki bu hayvanlar aslında küpeli, işlemleri yapılmış sağlıklı ve orada yaşayıp çevre sakinleri tarafından beslenen sokak köpekleri. Bu da yetmezmiş gibi bir de aşırı dozda ilaç verilen bu canlılardan bir çoğu ne yazık ki hayvan severlerin gözleri önünde ya da kucaklarında can verdiler. Peki, amaç neydi? Neden böyle bir şey yapıldı ve toplanan canlar neredeler? Ne yazık ki hala bu soruların cevapları alınabilmiş değil.
Django ve Pamuk'un yaşadıklarını, bir caninin Tanem Sivar ve eşi Edhem Dirvana'ya yaşattıklarını anlatmak bana çok dokunsa da yine de kısaca üzerinden geçmek istiyorum. Çünkü hala ne yazık ki bu hain olayı bilmeyenler var. Bozburun'da yaşayan bu çiftin Django ve Pamuk adındaki güzeller güzeli iki köpeği komşuları tarafından zehirli tavuk eti verilerek (domuz zehri olarak bilinen bu zehir aşırı zararlı olarak biliniyor) öldürüldü. Tanem Sivar ve eşi Edhem Dirvana Sözcü gazetesine verdikleri röportajda köpeklerinin çok kısa bir süre içinde ağızlarından köpükler çıkararak kollarında öldüklerini söylediler ve ne yazık ki bunu yapan insan görünümlü mahluk sadece para cezası alacak. (Röportajın tamamı için tıklayın.)
Peki ya onun kötü düşüncelerinden sokaktaki diğer sahipli veya sahipsiz hayvanları kim koruyacak? Bu kişi yaptığından pişman mı? Hiç ama hiç sanmıyorum. Böylesine kötü bir yüreğe sahip olan insanın çocuklarımıza veya sevdiğimiz insanlara zarar verip vermeyeceğini nereden biliyoruz? Bizi kim koruyacak?
Elbette bu noktada koruyucunun kanunlar ve yaptırımlar olması gerekiyor. Ancak görüyoruz ki Türk Ceza Kanunu'nda bile hayvanlara karşı işlenen suçlar 'Mala zarar verme' başlığı altında inceleniyor ve bu canlar mal olarak nitelendiriliyor. Öyle ki bir canı hayattan çekip koparsanız ve bunu bilinçli olarak yapsanız bile sadece idari para cezası yaptırımı uygulanıyor. Bu konuda bir ses olmak ve hayvanların haklarının gerçekten korunduğu bir yasa teklifinin kabul edilmesi için Django'nun sahiplerinden olan Edhem Dirvana change.org'da bir kampanya başlatmış ve şimdiden imzalayan kişi sayısı 10 binin üzerinde. (Kampayayı imzalamak için tıklayın.) Umuyorum ki Django ve Pamuk'un hayattan ani koparılışları yüreğimizde büyük bir acı olarak kalsa bile en azından diğer canlar için gerçekten iyi bir şeyler yapabiliriz.
Hayvanları Neden Sevemiyoruz?
Yukarıda bahsettiğim iki olay son zamanlarda rastladığımız iki acı hikaye aslında. Ama elbette sadece bu kadar olmadığını hepimiz biliyoruz. Kedilerin kuyruğunu kesen, gözlerini çıkaran, köpekleri arabalarıyla ezen, doğadaki her hayvana nefret besleyen insanlar aramızda dolaşıyor.Bir kedi annesiyim ve ona zarar gelmesi düşüncesi beni deli ediyor.
Etrafımızda sokaktaki kedilere mama verirken 'burada mama verme, alışıyorlar bir daha da gitmiyorlar' sözlerini sarf edebilen insanlar oldukça daha iyi bir dünya hayalinden uzaklaşıyorum ve bu gibi anlarda neden hayvanları sevemiyoruz sorusu aklımı kurcalıyor.
Sadece sevgi isteyen ve önüne bir kap da yemek koyduğunuz zaman size aşık olan bu canlar başka hiçbir şey istemiyor. Sevgi göstermek, korumak, kollamak bu kadar mı zor gerçekten? Neden başaramıyoruz? Bence herkesin bu soruyu cevaplaması ve nerede yanlış olduğunu bulması gerek. Ailelerin çocuklarına hayvan sevgisini aşılaması şart. Bu çocuklarımızı ve gelecekteki yetişkinleri daha iyi bir insan yapar. Hayvan sevmeyen birinin gerçekten iyi bir insan olduğuna inanmıyorum.
Umuyorum ki bu imza kampanyası isteneni almamıza yardımcı olur ve artık bu masum canların hayatları tehlikeye girmez.
İnanıyorum ki haksızlıklar ve bu kötü olaylar hakkında söylenen tek bir destekleyici söz bile iyi bir dünya için bir ışık yakmamıza vesile oluyor. Bu yüzden lütfen es geçmeyin, görmezden gelmeyin ve sessiz kalmayın.




0 yorum